|
|
|
|
|
Sendikamız Genel Yönetim Kurulu, ÇOMÜ Rektörlüğü’nün yaptığı açıklama üzerine yazılı bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, sendikanın ve işçilerin yasal hak arama mücadelesinin “kötü niyetli” olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek, “işçilerin haklarını aradıkları için mağdur olacakları” yönündeki imaların işçileri tedirgin ettiği ve doğru olmadığı vurgulandı.
Sendikamız Genel Yönetim Kurulu, ÇOMÜ Rektörlüğü’nün yaptığı açıklama üzerine yazılı bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, sendikanın ve işçilerin yasal hak arama mücadelesinin “kötü niyetli” olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek, “işçilerin haklarını aradıkları için mağdur olacakları” yönündeki imaların işçileri tedirgin ettiği ve doğru olmadığı vurgulandı. Açıklamada, “Sendikamız, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörlüğü’nü, basın üzerinden yürütülecek bir polemiği sürdürmek yerine, karşılıklı ve sağlıklı bir iletişim sürecine davet etmektedir” denilirken, 2012 yılına barışçıl bir çalışma ortamının damgasını vurması gerektiği kaydedildi.
Açıklamada, ÇOMÜ Rektörlüğü’nün 24 Aralık 2011 tarihinde yaptığı “Kamuoyu açıklaması” üzerine Sendikamız için açıklama yapma zorunluluğu doğduğu vurgulandı. Açıklamada, “Amacımız, Üniversite Rektörlüğü ile basın önünde bir polemiğe girmek değil; kamuoyunun doğru ve sağlıklı bilgi alma hakkının gereğini yapmaktır” denilirken, ÇOMÜ Rektörlüğü’nün yaptığı açıklamada yer alan konular, başlık başlık değerlendirildi.
‘Rektörlük raporu eksik değerlendiriyor’
Sendikamız Genel Yönetim Kurulu’nun yaptığı açıklamada, ÇOMÜ Rektörlüğü tarafından yapılan açıklamada, “Çalışma Bakanlığı İnceleme Raporu Sonucu: ÇOMÜ’de Temizlik Şirketi Elemanları Sadece Temizlik İşleri Yapabilir” şeklinde bir değerlendirmeye yer verildiğine dikkat çekti. Açıklamada, “Bu değerlendirme, içerik itibariyle eksik, vardığı sonuç itibariyle İş Yasası ve Alt İşverenlik Yönetmeliği’ne aykırıdır” denildi.
ÇOMÜ’deki taşeron ilişkisinin İş Yasası’nın 2. ve 3. maddesi ile Alt İşverenlik Yönetmeliği’ndeki düzenlemeler uyarınca bir bütün olarak incelemeye tabi tutulduğuna dikkat çekilen açıklamada, müfettiş inceleme raporunda dört temel tespite yer verildiği vurgulandı. Açıklamada, müfettiş raporunda yer alan “yardımcı işlerde çalıştırılması gereken işçilerin asıl işte çalıştırıldığı, işçilerin temizlik haricindeki işlerde personel açığını kapatmak amacına yönelik çalıştırıldığı, işe alma ve işe son verme, görev dağılımı ve görev yeri değişikliği, yıllık izin çalışma saati ve izin günleri gibi konuların üniversite tarafından belirlendiği ve işçilere ilişkin yönetim hakkının üniversite yönetimi tarafından kullanıldığı” şeklindeki dört tespit anımsatıldı.
Sendikamızın açıklamasında, “Görüldüğü üzere, inceleme neticesinde dört tespite yer verilirken, Üniversite Rektörlüğü, bu tespitlerden yalnızca birini dikkate almakta, diğer tespitleri reddetmekte ve raporun sonucu buymuş gibi kamuoyuna açıklama yapmaktadır. Oysa genel hukuk kuralları uyarınca, bir kamu idaresinin bir idari inceleme/işlem ya da mahkeme kararını kısmen kabul etme, kısmen reddetme gibi bir tasarrufu söz konusu olamaz” denildi. Açıklamada, müfettiş raporunda bu dört tespite yer verilirken, sonuç olarak ÇOMÜ’deki alt işverenlik (taşeron) ilişkisinin muvazaaya dayandığının tespit edildiği vurgulandı.
Muvazaa tartışması
ÇOMÜ Rektörlüğü tarafından yapılan açıklamada, Sendikamızın “muvazaayı ortaya koyan raporun kesinleşmesi halinde işçilerin üniversitenin işçisi haline geleceği” yönündeki açıklamasının kamuoyunu yanıltabileceği belirtilmişti. Sendikamız Genel Yönetim Kurulu, Rektörlüğün bu iddiasına ilişkin şu yanıtı verdi:
“Muvazaalı alt işverenlik ilişkisi kesinleşirse; sonuçlarının ne olacağı gerek İş Yasası’nda gerek Alt İşverenlik Yönetmeliği’nde açıkça belirtilmiştir. Muvazaa kesinleştiği takdirde, İş Yasası ve Alt İşverenlik Yönetmeliği uyarınca da taşeron şirketin tescili iptal edilecek, taşeron şirkette çalışan tüm işçiler hem de işe ilk girdikleri tarihten itibaren, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversite’nin işçisi haline gelecektir. ÇOMÜ Rektörlüğü’nün, muvazaa kesinleştiği takdirde taşeron işçilerinin artık Üniversite’nin işçisi haline geleceğini ve Üniversite’nin de bu hukuksal sonucun gereğini yapmaktan başka bir seçeneğinin olmadığını bilmesi gerekmektedir” vurgusuna da yer verildi.
Sendikamızdan hak arama vurgusu
ÇOMÜ Rektörlüğü tarafından yapılan açıklamada, sendikanın yaptığı başvuruya ilişkin de kimi değerlendirmelere yer verilerek, sendikanın “üniversiteyi hedef aldığı” ve “iyi niyetli olmadığı” öne sürülmüştü. Sendikamız tarafından yapılan açıklamada, sendikanın başlattığı sürecin bir şikayet ya da ihbar olmadığı, yasa ve yönetmeliğe uygun bir “başvuru” olduğu vurgulanırken, şu değerlendirmeye yer verildi:
“Sendikamızın, üyelerinin ÇOMÜ’nün işçisi haline gelebilmesini sağlayabilecek bir yasal süreci, Anayasal ve yasal haklarını kullanarak başlatmasını, “iyi niyetli olmamak”, “üniversiteyi hedef almak” ve “üniversiteyi karalamak” ile itham etmek hem hukuka aykırıdır hem de çalışma barışını olumsuz etkileyebilecek niteliktedir. Sendikamızın üniversiteyi hedef almak ya da karalamak gibi bir derdi, amacı, maksadı bugüne kadar kesinlikle olmamıştır, bugünden sonra da olmayacaktır”.
‘Üniversiteler arasında fark gözetmeyiz’
ÇOMÜ Rektörlüğü tarafından yapılan açıklamada, “Nitekim Sosyal-İş Sendikası’nın bu tür bir şikâyeti sadece Uludağ, Selçuk ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversiteleri aleyhine yapmış olması da işçi haklarının dışında kalan bazı nedenlerle hareket edildiğini düşündürmektedir” denilmişti. Sendikamız Genel Yönetim Kurulu ise, sendikamızın tüm Türkiye’de ayrım gözetmeksizin taşeronlaştırmaya karşı mücadele ettiğini vurgularken, şunları söyledi:
“Sendikamızın üniversite ya da kamu kurumları arasında bir ayrım yapması söz konusu olamaz. Sendikamız, örgütlendiği her üniversite ya da kamu kurumunda yasal süreçleri işletmektedir ve işletecektir. Sendikamız için Uludağ, Selçuk ya da Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’ni diğer üniversitelerden farklı kılan, ayıran bir durum söz konusu değildir”.
Sendikamızın açıklamasında ayrıca, ÇOMÜ Rektörlüğü’nün “Sendika şikayet öncesinde Üniversitemiz ile hiçbir görüşme ihtiyacını duymadı” şeklindeki açıklamasına ilişkin, “Sendikamız nezaket ve kurumsal ilişki gereği, gerek başvuru öncesinde gerek sonrasında, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi yöneticilerini bilgilendirmiş, başvuru yapacağını açıkça ifade etmiştir. Hatta sendikamız başvuru öncesinde Üniversite yönetimine taşeron uygulaması ve muvazaa konusuna ilişkin bir dosya dahi sunmuştur” yanıtını verdi.
‘İşçileri tedirgin etmek amaçlanıyor’
Sendikamız Genel Yönetim Kurulu, ÇOMÜ Rektörlüğü’nün “işçilerin mağdur olabileceğini” ima ederek, sendikayı ve sendika üyesi Sedat Yaylacı’yı hedef gösterdiğini kaydetti. Açıklamada, “Bir sendikanın ve üyesinin, yasal haklarını kullandığı ve hak arama mücadelesine giriştiği için ‘işçilere ve kuruma zarar vermek’ ile itham edilmesi düşündürücü, üzücü ve kabul edilemez niteliktedir. Hakkını yasal ve meşru yollarla arayan işçileri, herkesin yeni umutlar ve beklentilerle girmeye hazırlandığı yeni yıl öncesinde tedirgin etmeye çalışmak, doğru bir tutum değildir” denildi. Açıklamada ayrıca, “Yasa ve yönetmeliklerde bu yasal sürecin sonuçları arasında işçileri mağdur edebilecek hiçbir düzenleme yoktur. Dolayısıyla rapor gerekçe gösterilerek; işçileri mağdur edebilecek ya da işçilere zarar verebilecek bir uygulama söz konusu olursa, bu uygulama yasa dışı, hukuk dışı olacaktır. Yasa dışı bir uygulamanın sorumlusu da ne işçiler ne de sendikaları olabilir” ifadesine de yer verildi.
Sendikamızdan çağrı
Sendikamız Genel Yönetim Kurulu, açıklamasına şu çağrı ile son verdi: “Mevcut Üniversite Yönetimi’nin de sendikamızın işlettiği sürecin, kendilerine karşı ya da özel olmadığını bilmesi, yasal haklarımızı kullanmamıza saygı göstermesi ve üyelerimizin iş güvenceleri konusundaki hassasiyetimizi gözetmesi gerekmektedir. İnceleme raporuna yapılan itiraz üzerine iş mahkemesinde görülmekte olan dava sonuçlanana kadar, hiçbir işçinin görev yeri ve görevinde bir değişikliğe gidilmemesi, hiçbir koşulda işçilerin zarar görebileceği bir uygulamaya başvurulmaması, kurumsal bir sorumluluk olduğu kadar yasal bir zorunluluktur. Sendikamız, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörlüğü’nü, basın üzerinden yürütülecek bir polemiği sürdürmek yerine, karşılıklı ve sağlıklı bir iletişim sürecine davet etmektedir. 2012 yılına böyle bir tartışma ya da gerilim değil, yasal hak arama mücadelelerine saygı ve sağlıklı bir iletişim sürecinin doğuracağı barışçıl bir çalışma ortamı damgasını vurmalıdır. Sendikamız bu konuda gereğini yapmaya her zaman olduğu gibi bugün de açıktır”.
AÇIKLAMANIN TAM METNİ İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ
|
|