Çankaya Belediyesi’nin iştiraki olan Çankaya Belde A.Ş.’de çalışan sendikamız üyesi işçiler, toplu iş sözleşmesi yapmalarının engellenmesi, yasal hak ve alacaklarının ödenmemesi ve yaşadıkları sorunlara karşı, Çankaya Belediyesi’ni son kez uyardı. Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık’ı göreve çağıran işçiler, yetkililere kırmızı kart çıkararak bir sonraki eylemin iş bırakma olacağını duyurdular.
Çankaya Belde A.Ş. işçileri, sendikamız ile diğer sendika, meslek odası ve kitle örgütlerinin üye ve yöneticileri, sendikamız Ankara Şubesi önünde toplanarak, Çankaya Belediye Başkanlığı’na yürüyüşe geçtiler. “Artık yeter, toplu iş sözleşmesi hakkımızı istiyoruz” ve “Sendika hakkımız engellenemez” yazılı pankartlar arkasında alkış, ıslık ve sloganlarla yürüyen işçiler, sık sık Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık’ı sorunların çözümü için göreve çağırdılar. “Yaşasın haklı mücadelemiz”, “İş ekmek yoksa barış da yok”, “Belde işçisi kazanacak”, “Zafer direnen emekçinin olacak” sloganlarını atan işçiler, Çankaya Belde A.Ş. Genel Müdürü Serdar Karaduman’ı da istifaya davet ettiler.
Sorunlar devam ediyor
Çankaya Belediyesi önünde bir açıklama yapan Sosyal-İş Sendikası Toplu İş Sözleşmesi Dairesi Başkanı Engin Sezgin, 2010 yılına kadar Sosyal-İş Sendikası ile Çankaya Belde A.Ş. arasında 9 dönem toplu iş sözleşmesi imzalandığını hatırlattı. Çankaya Belde A.Ş.’nin açtığı dava nedeniyle 10. Dönem toplu iş sözleşmesinin imzalanamadığını kaydeden Sezgin, Çankaya Belde A.Ş. yöneticilerinin 12 Eylül yasalarının arkasına sığınarak, toplu iş sözleşmesini geciktirmeye çalıştığını söyledi. Sezgin, 2010 yılının Ocak ayından bu yana son toplu iş sözleşmesinden doğan hakların işçilere ödenmediğini belirterek, bu ihlalin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca da tespit edildiğini ve şirketin idari para cezasına çarptırıldığını söyledi. Çankaya Belde A.Ş. yöneticilerinin “hukuka uygun davranma” söyleminin samimi olmadığını kaydeden Sezgin, işçiler üzerinde sendikal baskılar olduğunu, işçilerin keyfi uygulamalara maruz kaldıklarını da ifade etti.
Sorunların çözümü için defalarca uyarıda bulunduklarını belirten Sezgin, çağrıları yanıtsız kalınca yeni bir eylem süreci başlattıklarını söyledi. Sezgin, “Ancak Çankaya Belde A.Ş. geçtiğimiz günlerde yazılı bir basın açıklaması yaparak, çözümsüzlükte ısrar edeceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Çankaya Belde A.Ş. yöneticileri, kamuoyunu aldatmaya yönelik bu açıklamasında çeşitli haksız ve dayanaksız ithamlarla sendikamızın ve Çankaya Belde A.Ş. işçilerinin haklı taleplerini ve mücadelesini yok saymayı sürdürdü” dedi.
Tanık’ı göreve çağırdı
Sezgin, Çankaya Belde A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Serdar KARADUMAN’ı ve çözümsüzlükte ısrar eden diğer yönetim kurulu üyelerini istifaya davet ederken, Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu da sorunların çözümü için göreve çağırdı. Sezgin, “Çankaya Belde A.Ş. açtığı davayı geri çekmeli, sendikamızla toplu iş sözleşmesi masasına oturmalıdır. Çankaya Belde A.Ş. üyelerimizin 1 yılı aşkın süredir ödenmeyen haklarını derhal ödemelidir. Hak ihlallerine derhal son verilmeli, çalışma barışı sağlanmalıdır. Sosyal-İş Sendikası artık, mevcut sorunlar çözülene kadar her alanda ve her platformda eylem ve etkinliklerle sesini daha da gür duyuracaktır. Sesimizi duyurabileceğimiz her yer artık bizim için eylem alanı olacaktır. Mart ayı içinde üyelerimiz kendi özgür ve hür iradeleriyle iş bırakacak, üretimden gelen güçlerini kullanacaktır. Sorunlar çözülmediği sürece eylemlerimiz artarak sürecektir” diye konuştu.
Açıklamanın ardından işçiler, Çankaya Belde A.Ş. yöneticilerine kırmızı kart çıkardılar. Çankaya Belediyesi hizmet binasının önünde de protestolarını sürdüren işçiler, sorunlar çözülene kadar eylemlerin süreceği vurgusunu yaparak, eyleme son verdiler.
AÇIKLAMAMIZIN TAM METNİ
ÇANKAYA BELDE A.Ş.’DE YAŞANAN HAK GASPLARINA ARTIK YETER DİYORUZ, SORUNLAR ÇÖZÜLMEDİĞİ SÜRECE EYLEMDEYİZ!
Değerli basın mensupları,
Sendikamız ile Çankaya Belediyesi’nin iştiraki olan Çankaya Belde A.Ş. arasında ilk toplu iş sözleşmesi, 1994 yılında 12 Eylül mirası yasalar aşılarak imzalanmıştır. 2010 yılına kadar sendikamız ile Çankaya Belde A.Ş. arasında 9 dönem toplu iş sözleşmesi imzalanmıştır. 9. Dönem Toplu İş Sözleşmesi 2009 yılının sonunda sona ermiştir. Sendikamız yeni dönem toplu iş sözleşmesi sürecini başlatmak için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na başvurmuş, Bakanlık da sendikamızın işyerinde çoğunluğa sahip olduğunu tespit etmiştir. Tam da bu sırada Çankaya Belde A.Ş. “hem sendikamızın işyerinde çoğunluğa sahip olmadığı hem de işkolunun değiştiği” iddiası ile dava açmıştır. 1,5 yıla yakın süredir devam eden ve daha ne kadar süreceği de belirsiz olan bu dava nedeniyle yeni dönem toplu iş sözleşmesi imzalanamamıştır.
Bunun yanı sıra üyelerimizin “yılda 3 ikramiye, aile, çocuk, ulaşım, hastalık, evlenme, doğum, yakacak, öğrenim, gıda ve ölüm yardımı” gibi süresi sona eren toplu iş sözleşmesinden doğan hakları 2010 yılının başından bu yana ödenmemektedir. Çankaya Belde A.Ş. işvereni 13 aydır hem Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu’nu hem de İş Yasası’nı açıkça ve ısrarla ihlal etmektedir. Sendikamızın başvurusu üzerine bu ihlal Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca da tespit edilmiş ve Çankaya Belde A.Ş.’ye idari para cezası kesilmiştir.
Bunlar yetmezmiş gibi özellikle son 1 yıldır sendika üyesi işçilere çeşitli biçimlerde psikolojik tacize varan baskılar uygulanmakta, üyelerimiz sendikamızdan istifa etmeye zorlanmakta, henüz sendika üyesi olmayan işçilere üye olmamaları yolunda telkinlerde bulunulmakta, işçiler keyfi görev yeri ve iş değişikliklerine tabi tutulmakta, işçilerin hakları ihlal edilmekte, işçiler işten atma tehdidi ile adeta zapturapt altına alınmaktadır.
Sendikamız bu süreçte hem Çankaya Belde A.Ş. hem de Çankaya Belediyesi yönetimini defalarca uyarmış, eylem yapmış ancak çağrılarına yanıt alamamıştır. Belediye bürokratı, milletvekili ve CHP ilçe, il ve merkez yöneticileri olmak üzere çeşitli mercilerde yapılan görüşmelerde de sonuç çıkmamış; bunun üzerine sendikamız yeni bir eylem planını yaşama geçirmeye başlamıştır.
Ancak Çankaya Belde A.Ş. geçtiğimiz günlerde yazılı bir basın açıklaması yaparak, çözümsüzlükte ısrar edeceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Çankaya Belde A.Ş. yöneticileri, kamuoyunu aldatmaya yönelik bu açıklamasında çeşitli haksız ve dayanaksız ithamlarla sendikamızın ve Çankaya Belde A.Ş. işçilerinin haklı taleplerini ve mücadelesini yok saymayı sürdürdü.
Değerli basın mensupları,
Çankaya Belde A.Ş. inatla ve ısrarla 12 Eylül mirası yasaların arkasına sığınmakta, ucuz ve bilindik işveren yöntemleri ile yeni toplu iş sözleşmesinin imzalanmasını geciktirmeye çalışmaktadır. Bu sendikasızlaştırma operasyonunu “hukuka uygun davranma” kılıfı ile örtmeye çalışan Çankaya Belde A.Ş. yöneticileri bir yandan da üyelerimizin yasal haklarını ödemeyerek, “hukuka uygun davranma” konusunda samimiyetsizliğini ortaya koymaktadır.
Çankaya Belde A.Ş. yöneticileri göz göre göre yalan söylemekten de çekinmemektedir. Sendikamızın Çankaya Belde A.Ş.’de çoğunluğa sahip olduğunun tespit edildiği 2009 yılı Ekim ayında Çankaya Belde A.Ş.’de yaklaşık 120 işçi çalışmakta ve bu işçilerin yaptığı işlerin yüzde 90’ı sendikamızın işkolunda yer almaktaydı. Çoğunluk tespiti de yasa gereği bu işçi sayısı dikkate alınarak yapıldı. Bu tespitten bu yana geçen 1,5 yıllık süre zarfında bizim de olumlu bulduğumuz bir uygulama ile taşeron şirketlerde çalışan işçiler Çankaya Belde A.Ş.’ye kaydırıldı ve Çankaya Belde A.Ş.’nin işçi sayısı 600’ü aştı. Ancak bu 1,5 yıllık bir sürecin sonunda oldu. Oysa Çankaya Belde A.Ş. yöneticileri, sanki çoğunluk tespiti tarihinde Çankaya Belde A.Ş.’de 600’den fazla işçi çalışıyormuş ve sendikamız o tarihte bu 600 işçi için toplu iş sözleşmesi imzalamak istemiş gibi açıklamalar yaparak kamuoyunu aldatmaya çalışmakta, yalan söylemektedir. Öte yandan taşeron şirketlerde çalışan işçiler Çankaya Belde A.Ş.’ye alındıysa da, Çankaya Belde A.Ş.’de yaşanan hak gaspları, sendikasızlaştırma, baskılar, tehditler ve keyfi uygulamalar neticesinde Çankaya Belde A.Ş. adeta taşeron şirketleri andırır hale gelmiş, neredeyse taşerondan farkı kalmamıştır.
Bugün itibariyle de Çankaya Belde A.Ş.’de çalışan işçilerin yaklaşık yüzde 70’i sendikamız işkolu kapsamındaki işlerde çalışmaktadır. Eğer Çankaya Belde A.Ş. yöneticileri iyi niyetli olsalardı zaten bu sorun bu kadar büyümeyecekti. Sosyal-İş Sendikası, bir buçuk yıldır ısrar ve inatla, bir işçinin dahi sendikasız ve toplu iş sözleşmesiz kalmadan sorunun çözümü için önerisini iletmiş ancak Çankaya Belde A.Ş. yöneticileri bu öneriye kulak asmamıştır. Çankaya Belde A.Ş. yöneticileri sorunun barışçıl ve yapıcı çözümü yerine konu işçi hakları olduğunda kendileri ihlal etmekten çekinmedikleri 12 Eylül mirası yasaların arkasına sığınmışlardır.
Öte yandan Çankaya Belde A.Ş. yöneticileri yaptıkları yazılı açıklama ile üyelerimizin ve sendikamızın haklı mücadelesini başka kulvarlara çekmeye gayret etmektedir. Çankaya Belde A.Ş. yöneticileri Sosyal-İş Sendikası üyelerinin ve işçilerinin hak ve çıkarları için değil, sendikanın zayıflayabileceği endişesi ile hareket ediyormuş gibi bir izlenim yaratmaya çalışmaktadır. Bir an için Çankaya Belde A.Ş. yönetiminin bu iddiasının doğru olduğunu varsayalım. Çankaya Belde A.Ş. yönetiminin sendikamızın ya da herhangi başka bir sendikanın zayıflamasından ne gibi bir çıkarı olabilir? Biliyoruz ki, patronlar sendika istemiyor, 12 Eylül generalleri istemiyor, AKP hükümeti istemiyor. Peki o zaman “toplumcu belediyecilik” iddiasında olan bir belediyenin iştiraki olan bir şirketin yöneticileri de mi istemiyor?
Şunu da açıkça belirtmek isteriz ki ne Çankaya Belde A.Ş.’nin ne de başka bir işverenin ayak oyunları, Sosyal-İş Sendikası’nı zayıflatamayacağı gibi üyelerinin hak ve çıkarlarını koruma mücadelesinden de vazgeçiremez. Sosyal-İş Sendikası ve üyeleri, bu tür ucuz polemiklere gülüp geçmekte, mücadele azmini daha da artırmaktadır.
Sonuç itibariyle,
Çözümsüzlükte ısrar ettiklerini artık açıkça ortaya koymuş olan Çankaya Belde A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Serdar KARADUMAN’ı ve çözümsüzlükte ısrar eden diğer yönetim kurulu üyelerini istifaya davet ediyoruz.
Serdar KARADUMAN tarafından yanlış bilgilendirildiği ve yönlendirildiğini düşündüğümüz Çankaya Belediye Başkanı Bülent TANIK’ı sorunun çözümü noktasında göreve çağırıyoruz. 1994 yılında dönemin Çankaya Belediye Başkanı Doğan Taşdelen’in de katkılarıyla Çankaya Belde A.Ş.’de ilk toplu iş sözleşmesinin 12 Eylül yasaları aşılarak imzalandığını, Çankaya Belde A.Ş.’nin bu yönüyle tarihe geçtiğini de TANIK’a hatırlatıyor; Bülent TANIK’ı bu tarihe sahip çıkmaya ve buna uygun davranmaya davet ediyoruz.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu da çözüm için devreye girmeye çağırıyoruz.
Sorunun çözümü basittir. Taleplerimiz açık ve nettir. Çankaya Belde A.Ş. açtığı davayı geri çekmeli, sendikamızla toplu iş sözleşmesi masasına oturmalıdır. Çankaya Belde A.Ş. üyelerimizin 1 yılı aşkın süredir ödenmeyen haklarını derhal ödemelidir. Hak ihlallerine derhal son verilmeli, çalışma barışı sağlanmalıdır.
Sosyal-İş Sendikası artık, mevcut sorunlar çözülene kadar her alanda ve her platformda eylem ve etkinliklerle sesini daha da gür duyuracaktır. Sesimizi duyurabileceğimiz her yer artık bizim için eylem alanı olacaktır. Mart ayı içinde üyelerimiz kendi özgür ve hür iradeleriyle iş bırakacak, üretimden gelen güçlerini kullanacaktır. Sorunlar çözülmediği sürece eylemlerimiz artarak sürecektir.
Saygılarımızla.
Engin Sezgin
Sosyal-İş Sendikası Toplu İş Sözleşmesi Dairesi Başkanı
|